Duyuru Öğrenciler için yeni kaynaklar, öğretmenler için faydalı içerikler ve veliler için güncel eğitim rehberleri burada. Her gün yenilenen içerikleri keşfedin.

5. Sınıf İngilizce Yazılı Sınavı – Günlük Hayatta İngilizceyi Kullanıyoruz

5 görüntülenme
Öğrenci Girişi
Bu derse ait ücretsiz dosyalar

İndirmek istediğiniz dosyayı seçin

PDF
Soru Dosyası5_sinif_ingilizce_50_soru_yazili_sinavi.pdf
Soru Dosyası 0 kez indirildi

Sevgili öğrenciler, 5. sınıf İngilizce dersinde amacımız yalnızca kelimeleri ezberlemek ya da bazı dil bilgisi kurallarını öğrenmek değildir. Asıl hedefimiz, öğrendiğimiz İngilizceyi okulda, sınıfta, aile içinde, şehirde, doğada, restoranda ve günlük yaşamın farklı alanlarında kullanabilmektir.

Hazırladığımız 50 soruluk yazılı sınavında da sizden yalnızca bir kelimenin Türkçe karşılığını bilmeniz beklenmiyor. Bir cümleyi anlamanız, verilen duruma uygun ifadeyi seçmeniz, kısa bir metinden bilgi çıkarmanız ve öğrendiğiniz dil yapılarını doğru yerde kullanmanız gerekiyor.

Şimdi sınavımızda karşılaştığımız konuları birlikte tekrar edelim.

1. School Life – Okul Hayatı

İlk konumuz okul hayatıdır. Günümüzün önemli bir bölümünü okulda geçirdiğimiz için İngilizcede okul ortamını anlatabilmek oldukça önemlidir.

Bu bölümde;

  • okul kulüpleri,
  • dersler,
  • okul kuralları,
  • öğrenciler ve öğretmenler,
  • okulda yapılabilecek etkinlikler,
  • millî günler ve önemli tarihler

gibi konularla karşılaşırız.

Örneğin bir öğrencinin matematik problemleri çözmeyi çok sevdiğini öğrendiğimizde onun için uygun kulübün Maths Club olduğunu düşünebilmeliyiz.

Okul kurallarını anlatırken özellikle must / mustn’t yapılarına dikkat ediyoruz.

You must be quiet.
Sessiz olmalısın.

You mustn’t run in the corridor.
Koridorda koşmamalısın.

Burada mustn’t ifadesinin güçlü bir yasak bildirdiğini unutmayalım.

Bir kişinin kim olduğunu sormak için:

Who is she?
O kim?

gibi soru kalıplarını kullanabiliriz.

Sevdiğimiz etkinliklerden söz ederken de:

I like reading books.
Kitap okumayı severim.

şeklinde ifadeler kullanabiliriz.

Bu konuda özellikle okul kurallarını ve verilen bir duruma hangi kulübün ya da etkinliğin uygun olduğunu anlamaya dikkat etmelisiniz.


2. Classroom Life – Sınıf Hayatı

Şimdi sınıfımızın içine girelim.

Sınıf hayatı konusunda;

  • sınıf araç gereçleri,
  • ders programı,
  • saatler,
  • sınıf kuralları,
  • birinden bir şey isteme,
  • sınıfta bulunan nesneler

üzerinde duruyoruz.

Saatleri doğru söylemek bu konunun önemli bölümlerinden biridir.

09:30 → It is half past nine.

01:15 → It is quarter past one.

08:45 → It is quarter to nine.

Burada:

  • half past → buçuk,
  • quarter past → çeyrek geçiyor,
  • quarter to → çeyrek var

anlamına gelir.

Bir yerde bir şeyin bulunduğunu söylerken There is / There are yapılarını kullanıyoruz.

There is a smartboard in the classroom.
Sınıfta bir akıllı tahta vardır.

There are two posters on the wall.
Duvarda iki poster vardır.

Tekil isimlerde there is, çoğul isimlerde ise there are kullanmayı unutmayın.

Sınıfta kullandığımız bazı temel kelimeler de önemlidir:

  • dictionary – sözlük
  • eraser – silgi
  • ruler – cetvel
  • notebook – defter
  • board – tahta
  • pencil case – kalem kutusu
  • poster – poster

Bir arkadaşımızdan bir şey isterken:

Can you lend me your eraser?

gibi nazik ifadeler kullanabiliriz.


3. Personal Life – Kişisel Hayat

Bu konuda kendimizi ve başka insanları tanıtmayı öğreniyoruz.

Bir kişinin;

  • dış görünüşünü,
  • kıyafetlerini,
  • aksesuarlarını,
  • alışkanlıklarını,
  • sahip olduğu eşyaları

İngilizce olarak anlatabiliriz.

Saçları tanımlarken:

  • long hair – uzun saç
  • short hair – kısa saç
  • curly hair – kıvırcık saç
  • straight hair – düz saç

ifadelerini kullanabiliriz.

Kıyafet ve aksesuar kelimelerini de birbirinden ayırmalıyız.

Örneğin:

  • scarf – atkı
  • necklace – kolye
  • coat – mont
  • dress – elbise

gibi kelimeler bu gruptadır.

Günlük alışkanlıklarımızı anlatırken always, usually, sometimes, never gibi sıklık zarflarından yararlanıyoruz.

I always do my homework.
Ödevimi her zaman yaparım.

She usually reads books.
O genellikle kitap okur.

He never wears a coat in summer.
O yazın hiçbir zaman mont giymez.

Burada never kelimesinin “hiçbir zaman” anlamına geldiğine özellikle dikkat edin.


4. Simple Present Tense – Geniş Zaman

  1. sınıf İngilizcede en sık kullandığımız zamanlardan biri Simple Present Tense, yani geniş zamandır.

Bu zamanı;

  • her gün yaptığımız işler,
  • alışkanlıklarımız,
  • genel doğrular,
  • düzenli yapılan etkinlikler

için kullanıyoruz.

I play football every Saturday.

She reads a magazine every evening.

Burada önemli bir kuralımız var.

Özne he, she veya it olduğunda fiile genellikle -s / -es eklenir.

Doğru:

He always wears glasses.

Yanlış:

He always wear glasses.

Bu küçük ek, sınavlarda sıkça sorulan ayrıntılardan biridir.


5. Family Life – Aile Hayatı

Aile hayatı konusunda aile üyelerinin günlük yaşamlarını ve o anda yaptıkları işleri anlatıyoruz.

Burada Simple Present Tense ile Present Continuous Tense arasındaki farkı bilmek önemlidir.

Her zaman yapılan bir iş:

My mother cooks dinner every day.

Şu anda yapılan bir iş:

My mother is cooking dinner now.

Present Continuous Tense yapısı:

am / is / are + fiil-ing

şeklindedir.

Örneğin:

I am studying.

She is cooking.

They are playing.

Cümlede now, at the moment, right now gibi ifadeler görüyorsanız eylemin şu anda gerçekleştiğini düşünmelisiniz.


6. Hobbies – Hobiler

Aile hayatı ve kişisel yaşam konularında hobiler de karşımıza çıkar.

Örneğin:

  • playing the guitar – gitar çalmak
  • cycling – bisiklete binmek
  • camping – kamp yapmak
  • fishing – balık tutmak
  • reading – kitap okumak

Bir etkinliği değerlendirirken verilen ipuçlarını dikkatle okumamız gerekir.

Örneğin “musical instrument” ifadesini görürseniz müzik aleti gerektiren bir etkinlik düşünmelisiniz. Bu durumda playing the guitar doğru seçim olacaktır.


7. Possessive Adjectives and Pronouns – İyelik Bildiren Yapılar

Bir eşyanın kime ait olduğunu anlatırken iyelik ifadelerini kullanıyoruz.

İyelik sıfatları

  • my – benim
  • your – senin
  • his – onun (erkek)
  • her – onun (kadın)
  • our – bizim
  • their – onların

Ayşe loves her blue bag.

Burada çanta Ayşe’ye ait olduğu için her kullanılır.

Bazen isim tekrar edilmeden de sahiplik gösterebiliriz.

This camera is mine.
Bu kamera benim.

This book is yours.
Bu kitap senin.

This bag is hers.
Bu çanta onun.

Ayrıca özel isimlerde sahiplik bildirirken ‘s kullanabiliriz.

Anna’s bicycle
Anna’nın bisikleti

Bu yapı sınavlarda oldukça sık karşınıza çıkabilir.


8. Question Tags – Soru Eklentileri

Bazı cümlelerin sonunda karşımıza kısa sorular çıkar.

She reads every evening, doesn’t she?

Your sister is studying, isn’t she?

Bunlara question tag diyoruz.

Temel mantığımız şudur:

Olumlu cümlenin sonuna genellikle olumsuz soru eki gelir.

He plays football, doesn’t he?

She is reading, isn’t she?

Bu sorularda önce cümlenin hangi zamanla kurulduğunu belirlemek işinizi oldukça kolaylaştıracaktır.


9. Life in the Neighbourhood & City – Mahalle ve Şehir Hayatı

Bu konuda yaşadığımız çevreyi ve şehrimizdeki yerleri İngilizce olarak ifade ediyoruz.

Bilmemiz gereken bazı yerler:

  • museum – müze
  • library – kütüphane
  • art gallery – sanat galerisi
  • sports centre – spor merkezi
  • park – park
  • street – sokak
  • hospital – hastane

Bir şehirde yol veya yer sorarken:

Where is the nearest library?

gibi ifadeler kullanabiliriz.

Evleri anlatırken de:

  • flat – apartman dairesi
  • balcony – balkon
  • garden – bahçe
  • living room – oturma odası

gibi kelimeleri bilmemiz gerekir.

Kısa bir metin verildiğinde metindeki ayrıntıları dikkatle okumalıyız.

Örneğin:

It has a small balcony but no garden.

cümlesini gördüğümüzde evin balkonu olduğunu fakat bahçesi olmadığını anlayabilmeliyiz.


10. Comparatives – Karşılaştırmalar

İki kişi, hayvan, yer veya nesneyi karşılaştırırken comparative adjectives kullanıyoruz.

tall → taller

small → smaller

quiet → quieter

Bazı uzun sıfatlarda ise more kullanılır.

crowded → more crowded

Örneğin:

The street fair is more crowded than the museum.

Buradaki than kelimesi karşılaştırmanın önemli göstergelerinden biridir.


11. Superlatives – En Üstünlük Derecesi

Bir gruptaki “en” olan şeyi anlatırken superlative yapılarını kullanıyoruz.

tall → the tallest

small → the smallest

heavy → the heaviest

Örneğin:

The elephant is the heaviest of these animals.

Burada yalnızca iki canlıyı karşılaştırmıyoruz; bir grubun içindeki en ağır canlıdan söz ediyoruz.

Bu nedenle the heaviest kullanıyoruz.


12. Life in the World – Dünyada Yaşam

Bu bölümde özellikle yiyecekler, tarifler, restoran ifadeleri ve miktar bildiren kelimeler üzerinde duruyoruz.

Öncelikle isimleri iki gruba ayırabilmeliyiz.

Countable Nouns – Sayılabilen İsimler

  • apple
  • lemon
  • biscuit
  • egg

Bunları tek tek sayabiliriz.

Uncountable Nouns – Sayılamayan İsimler

  • sugar
  • water
  • milk
  • flour

Bunları doğrudan “bir, iki, üç” şeklinde sayamayız.

Bu ayrım How many / How much sorularında önemlidir.

How many lemons do we need?

How much sugar do we need?

Kuralımız:

How many + sayılabilen çoğul isim

How much + sayılamayan isim


13. Restaurant English – Restoranda İngilizce

Restoranda sipariş verirken nazik ifadeler kullanmalıyız.

Can I have the soup, please?

Can I pay in cash?

Are you ready to order?

Bu ifadeleri günlük İngilizcede sık sık kullanabiliriz.

İngilizce öğrenirken yalnızca dil bilgisi değil, doğru iletişim biçimini öğrenmek de önemlidir.


14. Recipes – Tarifler

Yemek tariflerinde yapılan işlemlerin sırasına dikkat etmeliyiz.

Örneğin:

First wash the tomatoes, then slice them.

Burada:

  1. önce domatesler yıkanır,
  2. sonra dilimlenir.

Karşımıza çıkabilecek bazı fiiller:

  • wash – yıkamak
  • slice – dilimlemek
  • mix – karıştırmak
  • boil – kaynatmak
  • add – eklemek
  • serve – servis etmek

Metinde first, then, next, finally gibi kelimeler görürseniz bunların işlem sırası verdiğini hatırlayın.


15. Have Got / Has Got

Bir kişinin sahip olduğu şeyleri anlatırken have got / has got yapısını kullanabiliriz.

I have got a new book.

She has got a new recipe.

Özne he, she, it olduğunda:

has got

diğer öznelerde ise:

have got

kullanılır.


16. Life in Nature – Doğada Yaşam

Doğa konusunda;

  • hayvanlar,
  • hayvanların yaşam alanları,
  • fiziksel özellikleri,
  • yapabildikleri ve yapamadıkları hareketler

hakkında konuşuyoruz.

Hayvan gruplarını tanımamız gerekir.

Örneğin:

  • crocodile – reptile
  • whale – mammal
  • parrot – bird

Bir hayvanın yeteneğini söylerken can / can’t kullanabiliriz.

An eagle can fly very high.

Penguins can’t fly.

Penguins can swim.

Bir hayvanın yaşam alanını sorarken:

Where can you find lions?

gibi sorularla karşılaşabilirsiniz.

Okuma sorularında can / cannot ifadelerine özellikle dikkat edin. Küçük bir “not” kelimesi cümlenin anlamını tamamen değiştirebilir.


17. Life in the Universe & Future – Evren ve Gelecek

Son konumuzda Dünya, tatiller ve gelecekte yapmayı planladığımız etkinliklerden söz ediyoruz.

Geleceğe yönelik planlarımızı anlatırken be going to yapısını kullanıyoruz.

Yapımız:

am / is / are + going to + fiil

Örneğin:

I am going to visit Ankara.

She is going to travel tomorrow.

They are going to stay at a hotel.

Özellikle daha önceden yapılmış planlarda bu yapı oldukça sık kullanılır.

We are going to visit Cappadocia in July.

Bu cümle, temmuz ayında Kapadokya’yı ziyaret etme planımız olduğunu gösterir.


18. Holiday Activities – Tatil Etkinlikleri

Gelecek planları konusu içerisinde tatillerle ilgili kelimeler de önemlidir.

Örneğin:

  • visit a museum – müze ziyaret etmek
  • take a boat tour – tekne turuna çıkmak
  • stay at a hotel – otelde kalmak
  • build a sandcastle – kumdan kale yapmak
  • go sightseeing – gezmeye gitmek
  • visit the old town – eski şehri ziyaret etmek

Bir plan veya program verildiğinde özellikle günlere ve etkinliklere dikkat edin.

Örneğin:

Monday: visit a museum
Tuesday: take a boat tour
Wednesday: rest at the hotel

şeklindeki bir programda “What are they going to do on Tuesday?” sorusunun cevabını doğrudan programdan bulabiliriz.


Yazılı Sınavında Nelere Dikkat Etmeliyiz?

Sevgili öğrenciler, İngilizce sorularını çözerken hemen seçeneklere yönelmek yerine önce cümlenin veya kısa metnin tamamını okuyun.

Özellikle şu ipuçlarını arayın:

  • every day, usually, always görüyorsanız geniş zamanı,
  • now, at the moment görüyorsanız şimdiki zamanı,
  • tomorrow, next week, planned gibi gelecek anlamı veren ifadelerde be going to yapısını,
  • iki şey karşılaştırılıyorsa comparative yapıları,
  • bir grubun “en” olanı soruluyorsa superlative yapıları,
  • miktar soruluyorsa how much / how many ayrımını,
  • yetenekten söz ediliyorsa can / can’t yapılarını düşünmelisiniz.

Bir diğer önemli nokta da kelimeyi tek başına ezberlememektir. Kelimeyi mutlaka bir cümlenin içerisinde öğrenin.

Örneğin yalnızca:

library = kütüphane

demek yerine:

I read books in the library.

cümlesini öğrenmeniz kelimenin daha kalıcı olmasını sağlar.

Öğretmen Notu

  1. sınıf İngilizce dersinde öğrencilerimizin temel hedefi kusursuz ve uzun İngilizce cümleler kurmak değil; günlük hayatta karşılaşabilecekleri basit İngilizce ifadeleri anlayabilmek ve uygun şekilde kullanabilmektir.

Bu nedenle çalışırken yalnızca dil bilgisi kurallarına değil; kısa diyaloglara, tabelalara, ders programlarına, tariflere, günlük planlara ve okuma metinlerine de önem vermeliyiz.

Hazırlanan 50 soruluk sınavda School Life, Classroom Life, Personal Life, Family Life, Life in the Neighbourhood & City, Life in the World, Life in Nature ve Life in the Universe & Future temaları birlikte değerlendirilmiştir.

Konuları düzenli tekrar eder, öğrendiğiniz kelimeleri cümle içerisinde kullanır ve sorulardaki küçük ipuçlarına dikkat ederseniz İngilizcenin düşündüğünüzden çok daha kolay olduğunu göreceksiniz.

Unutmayın; İngilizcede başarı ezberlemekten çok anlamak, tekrar etmek ve öğrendiğinizi kullanmakla gelir.

Sosyal Medyada Paylaş Bağlantıyı paylaşın, konu görseli ve özeti otomatik önizlensin.

Bir yanıt yazın

WADestek