Duyuru Öğrenciler için yeni kaynaklar, öğretmenler için faydalı içerikler ve veliler için güncel eğitim rehberleri burada. Her gün yenilenen içerikleri keşfedin.

8. Sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük 50 soruluk özel sınav soruları

6 görüntülenme
Öğrenci Girişi
Bu derse ait ücretsiz dosyalar

İndirmek istediğiniz dosyayı seçin

PDF
Soru Dosyası8_sinif_sosyal_bilgiler_50_soru_yazili_sinavi.pdf
Soru Dosyası 1 kez indirildi

Sevgili öğrenciler, bu derste yalnızca tarihleri ve olayları ezberlemek yeterli değildir. Asıl önemli olan, bir olayın neden yaşandığını, hangi sonuçları doğurduğunu ve sonraki gelişmeleri nasıl etkilediğini anlayabilmektir. Yazılı sınavında karşılaşacağınız soruların önemli bir bölümü de bu ilişkiyi kurmanızı ölçer.

Bu nedenle konuları çalışırken “Ne zaman oldu?” sorusunun yanında mutlaka “Neden oldu?”, “Sonucu neydi?” ve “Bu gelişme hangi olayın önünü açtı?” sorularını da kendinize sormalısınız.

1. Bir Kahraman Doğuyor

Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatını öğrenirken işe onun doğduğu çevreden başlamamız gerekir. Mustafa Kemal, 1881 yılında Selanik’te doğmuştur. Selanik, Osmanlı Devleti’nin Avrupa’ya açılan önemli şehirlerinden biriydi. Farklı milletlerin bir arada yaşaması, ticaretin gelişmiş olması ve Avrupa’daki düşüncelerin şehre kolay ulaşması Mustafa Kemal’in fikir hayatının gelişmesinde etkili olmuştur.

Mustafa Kemal’in eğitim hayatı sırasıyla mahalle mektebi, Şemsi Efendi Mektebi, Selanik Askerî Rüştiyesi, Manastır Askerî İdadisi, İstanbul Harp Okulu ve Harp Akademisinde devam etmiştir.

Özellikle Manastır, Mustafa Kemal’in fikir dünyasının geliştiği önemli merkezlerden biridir. Burada tarih, vatan, millet, özgürlük ve bağımsızlık gibi kavramlar üzerinde düşünmeye başlamıştır.

Mustafa Kemal’in kişilik özelliklerini de iyi bilmeliyiz. O;

  • Vatansever,
  • İleri görüşlü,
  • Kararlı,
  • Çok yönlü,
  • Akılcı,
  • Liderlik yeteneği güçlü,
  • Planlı ve disiplinli

bir devlet adamıdır.

Örneğin Çanakkale Savaşları sırasında düşmanın nereden çıkarma yapabileceğini tahmin etmesi onun ileri görüşlülüğüne, Millî Mücadele’den vazgeçmemesi ise kararlılığına örnek gösterilebilir.

2. Osmanlı Devleti’nin Son Dönemi ve Fikir Akımları

  1. yüzyılın sonlarında Osmanlı Devleti siyasi, askerî ve ekonomik açıdan zor durumdaydı. Fransız İhtilali sonrasında yayılan milliyetçilik düşüncesi, çok uluslu Osmanlı Devleti’ni olumsuz etkiledi.

Osmanlı Devleti’ni dağılmaktan kurtarmak amacıyla bazı fikir akımları ortaya çıktı.

Osmanlıcılık: Devlet içerisindeki herkesi din ve millet ayrımı yapmadan Osmanlı vatandaşı kabul ederek birlik sağlamayı amaçladı.

İslamcılık: Müslüman toplumları halife etrafında bir arada tutmayı hedefledi.

Türkçülük: Türk milletinin ortak tarih, dil ve kültür etrafında birleşmesini savundu.

Batıcılık: Avrupa’daki bilimsel ve teknolojik gelişmelerin örnek alınmasını savundu.

Mustafa Kemal bu fikirlerin çeşitli yönlerinden etkilenmiş olsa da özellikle Türk milliyetçiliği, çağdaşlaşma, bağımsızlık ve millî egemenlik düşüncelerine önem vermiştir.

3. Birinci Dünya Savaşı ve Osmanlı Devleti

Birinci Dünya Savaşı 1914 yılında başladı.

Savaşın temel nedenleri arasında;

  • Devletler arasındaki sömürgecilik yarışı,
  • Ham madde ve pazar arayışı,
  • Milliyetçilik hareketleri,
  • Silahlanma yarışı,
  • Devletler arasındaki bloklaşma

bulunmaktadır.

Osmanlı Devleti savaşa İttifak Devletleri yanında katılmıştır.

Osmanlı Devleti’nin savaştığı başlıca cepheleri bilmek önemlidir.

Çanakkale Cephesi

Çanakkale Cephesi, Türk tarihi açısından son derece önemlidir.

İtilaf Devletleri İstanbul’u ele geçirmek ve Rusya’ya yardım ulaştırmak amacıyla Çanakkale Boğazı’nı geçmek istediler. Ancak Türk ordusunun güçlü direnişi nedeniyle başarılı olamadılar.

Mustafa Kemal’in burada gösterdiği başarı onun tüm ülkede tanınmasını sağladı.

Çanakkale Zaferi sonucunda;

  • İstanbul’un işgali gecikti,
  • Rusya’ya yardım ulaştırılamadı,
  • Mustafa Kemal’in askerî itibarı arttı,
  • Savaşın süresi uzadı.

Kafkas Cephesi

Osmanlı Devleti bu cephede Rusya ile mücadele etti. Ağır kış şartları ve plansızlık nedeniyle Sarıkamış Harekâtı başarısız oldu.

Kanal Cephesi

Osmanlı Devleti İngiltere’nin sömürgeleriyle bağlantısını kesmek amacıyla Süveyş Kanalı’na yönelik harekât düzenledi ancak başarılı olamadı.

4. Mondros Ateşkes Antlaşması

Osmanlı Devleti Birinci Dünya Savaşı’ndan yenik ayrıldı ve 30 Ekim 1918’de Mondros Ateşkes Antlaşması’nı imzaladı.

Bu antlaşmanın en tehlikeli hükümlerinden biri 7. maddeydi.

Bu maddeye göre İtilaf Devletleri, güvenliklerini tehdit eden herhangi bir durum ortaya çıkarsa istedikleri stratejik bölgeyi işgal edebileceklerdi.

Bu hüküm, Anadolu’daki işgallere hukuki bir gerekçe oluşturmak amacıyla kullanıldı.

Mondros’tan sonra;

  • Ordular terhis edildi,
  • Silah ve cephaneler teslim edilmeye başlandı,
  • Anadolu’nun çeşitli bölgeleri işgal edildi.

15 Mayıs 1919’da İzmir’in Yunanlar tarafından işgal edilmesi halkta büyük tepkiye neden oldu.

5. Cemiyetler ve Kuvâ-yı Milliye

İşgaller başlayınca Türk milleti çeşitli direniş cemiyetleri kurdu.

Bu cemiyetlerin temel amacı, bulundukları bölgeleri işgalden korumaktı.

Örneğin;

İzmir Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti, İzmir ve çevresindeki Yunan işgaline karşı çıktı.

Trakya-Paşaeli Cemiyeti, Trakya’nın Yunanistan’a verilmesini engellemeye çalıştı.

Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti, Doğu Anadolu’da bir Ermeni devleti kurulmasını önlemek amacıyla faaliyet gösterdi.

İşgallere karşı halk tarafından oluşturulan silahlı direniş birliklerine ise Kuvâ-yı Milliye adı verildi.

Kuvâ-yı Milliye, düzenli ordu kurulana kadar düşmanın ilerleyişini yavaşlatmıştır. Ancak birliklerin merkezi bir yönetim altında olmaması zamanla önemli sorunlara yol açmıştır.

6. Mustafa Kemal’in Samsun’a Çıkışı

Mustafa Kemal’in 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkması, Millî Mücadele’nin başlangıcı kabul edilir.

Mustafa Kemal Anadolu’ya geçtikten sonra milletin bağımsızlığını yine milletin kendi iradesiyle kazanması gerektiğini savundu.

Bu düşünce Millî Mücadele’nin temelini oluşturdu.

Havza Genelgesi

Havza Genelgesi ile işgallere karşı protesto mitingleri düzenlenmesi istendi.

Böylece halkın işgallere karşı bilinçlendirilmesi amaçlandı.

Amasya Genelgesi

22 Haziran 1919’da yayımlanan Amasya Genelgesi, Millî Mücadele’nin önemli belgelerinden biridir.

En önemli maddesi şöyledir:

“Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.”

Bu ifade, Millî Mücadele’nin millet iradesine dayandırıldığını göstermektedir.

Amasya Genelgesi’nde ilk kez millî egemenlik düşüncesi açık biçimde ortaya konulmuştur.

7. Erzurum ve Sivas Kongreleri

Erzurum Kongresi

Erzurum Kongresi bölgesel olarak toplanmasına rağmen millî kararlar alınmıştır.

Önemli kararlarından biri:

“Millî sınırlar içinde vatan bir bütündür, parçalanamaz.”

Ayrıca manda ve himaye fikrine karşı çıkılmıştır.

Sivas Kongresi

Sivas Kongresi, tüm ülkeyi ilgilendiren millî bir kongredir.

Bu kongrede çeşitli bölgesel cemiyetler Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adı altında birleştirildi.

Böylece Millî Mücadele tek merkezden yönetilmeye başlandı.

8. Misak-ı Millî ve İstanbul’un İşgali

Son Osmanlı Mebusan Meclisi 1920 yılında Misak-ı Millî kararlarını kabul etti.

Misak-ı Millî, Türk milletinin bağımsız yaşamak istediği sınırları ve temel hedefleri ortaya koyuyordu.

Misak-ı Millî’nin kabul edilmesi İtilaf Devletlerini rahatsız etti.

Bunun üzerine İstanbul 16 Mart 1920’de resmen işgal edildi.

Bu gelişme Ankara’da yeni bir meclisin açılmasını hızlandırdı.

9. TBMM’nin Açılması

Türkiye Büyük Millet Meclisi 23 Nisan 1920’de Ankara’da açıldı.

TBMM’nin açılmasıyla Türk milletinin yönetimde söz sahibi olduğu yeni bir dönem başladı.

TBMM;

  • Yasama,
  • Yürütme,
  • Gerektiğinde yargı

yetkilerini kendi bünyesinde topladı.

Bu sisteme güçler birliği denir.

Meclisin temel amacı vatanı işgalden kurtarmak ve milletin bağımsızlığını sağlamaktı.

10. Sevr Antlaşması

İtilaf Devletleri Osmanlı Devleti’ne Sevr Antlaşması’nı kabul ettirmek istediler.

Bu antlaşmaya göre Anadolu’nun büyük bölümü işgalci devletler arasında paylaştırılacaktı.

Ancak TBMM Sevr Antlaşması’nı kabul etmedi.

Türk milleti de Sevr’i uygulamaya koydurmadı.

Bu nedenle Sevr, tarihî açıdan imzalanmış olsa da uygulanamamış bir antlaşmadır.

11. Millî Mücadele Cepheleri

Millî Mücadele sırasında üç ana cephede savaşılmıştır.

Doğu Cephesi

Ermenilere karşı mücadele edilmiştir.

Kazım Karabekir Paşa komutasındaki Türk ordusu başarılı oldu.

Ermenistan ile Gümrü Antlaşması imzalandı.

Bu antlaşma TBMM’nin uluslararası alanda imzaladığı ilk antlaşmadır.

Güney Cephesi

Fransızlar ve Ermeni birliklerine karşı mücadele edilmiştir.

Bu cephede halk büyük bir direniş göstermiştir.

Antep, Maraş ve Urfa halkı işgale karşı kahramanca mücadele etmiştir.

Daha sonra bu şehirlere gösterdikleri mücadele nedeniyle;

  • Antep’e Gazi,
  • Maraş’a Kahraman,
  • Urfa’ya Şanlı

unvanları verilmiştir.

Batı Cephesi

Batı Cephesi, Yunan ordusuna karşı oluşturulmuştur.

Millî Mücadele’nin en önemli askerî gelişmeleri bu cephede yaşanmıştır.

12. İnönü Savaşları

I. İnönü Savaşı

Düzenli ordunun Batı Cephesi’ndeki ilk önemli başarısıdır.

Bu zafer TBMM’ye olan güveni artırdı.

Aynı dönemde;

  • Londra Konferansı toplandı,
  • Sovyet Rusya ile Moskova Antlaşması imzalandı,
  • İstiklâl Marşı kabul edildi.

II. İnönü Savaşı

Türk ordusu Yunan kuvvetlerini tekrar mağlup etti.

Mustafa Kemal, İsmet Paşa’ya gönderdiği mesajda:

“Siz orada yalnız düşmanı değil, milletin makûs talihini de yendiniz.”

sözleriyle zaferin önemini ifade etmiştir.

13. Kütahya-Eskişehir Savaşları ve Sakarya Meydan Muharebesi

Kütahya-Eskişehir Savaşlarında Türk ordusu geri çekilmek zorunda kaldı.

Bunun üzerine Mustafa Kemal’e Başkomutanlık yetkisi verildi.

Ordunun ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla Tekâlif-i Milliye Emirleri yayımlandı.

Ardından Sakarya Meydan Muharebesi gerçekleştirildi.

Mustafa Kemal’in;

“Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır.”

sözü bu savaşın savunma anlayışını açıklar.

Sakarya Zaferi sonucunda;

  • Yunan ordusunun saldırı gücü kırıldı,
  • Türk ordusu savunmadan taarruz konumuna geçti,
  • Mustafa Kemal’e Mareşal rütbesi ve Gazi unvanı verildi.

14. Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi

26 Ağustos 1922’de Büyük Taarruz başladı.

30 Ağustos’ta Başkomutanlık Meydan Muharebesi kazanıldı.

Mustafa Kemal’in;

“Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri!”

emrinin ardından Türk ordusu İzmir’e doğru ilerledi.

9 Eylül 1922’de İzmir kurtarıldı.

Böylece Anadolu’daki Yunan işgali büyük ölçüde sona erdi.

15. Mudanya Ateşkes Antlaşması

Askerî mücadeleden sonra Mudanya Ateşkes Antlaşması imzalandı.

Bu antlaşmayla;

  • Silahlı mücadele sona erdi,
  • Doğu Trakya savaş yapılmadan Türkiye’ye bırakıldı,
  • Lozan Barış Konferansı’nın yolu açıldı.

16. Lozan Barış Antlaşması

24 Temmuz 1923’te Lozan Barış Antlaşması imzalandı.

Lozan ile yeni Türk devletinin bağımsızlığı uluslararası alanda kabul edildi.

Lozan’ın önemli sonuçlarından bazıları şunlardır:

  • Kapitülasyonlar tamamen kaldırıldı.
  • Türkiye’nin bağımsızlığı kabul edildi.
  • Sevr Antlaşması geçersiz hâle geldi.
  • Türkiye’nin büyük ölçüde bugünkü sınırları belirlendi.

Bu nedenle Lozan, yeni Türk devletinin uluslararası tapusu olarak da değerlendirilmektedir.

17. Cumhuriyet’in İlanı

Saltanat 1 Kasım 1922’de kaldırılmıştı.

Ancak devletin yönetim şekli henüz açık biçimde belirlenmemişti.

29 Ekim 1923’te Cumhuriyet ilan edildi.

Mustafa Kemal Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk Cumhurbaşkanı seçildi.

Cumhuriyet’in ilanıyla;

  • Devletin yönetim şekli belirlendi,
  • Hükûmet kurma sistemi kolaylaştı,
  • Millî egemenlik anlayışı güçlendi.

18. Halifeliğin Kaldırılması

Halifelik 3 Mart 1924’te kaldırıldı.

Bu gelişme;

  • Laiklik yolunda önemli bir adım oldu,
  • Devlet yönetimindeki ikiliği sona erdirdi,
  • Millî egemenlik anlayışını güçlendirdi.

Aynı gün eğitim alanında da çok önemli bir düzenleme gerçekleştirildi.

19. Eğitim ve Kültür Alanındaki İnkılaplar

Tevhid-i Tedrisat Kanunu

3 Mart 1924’te kabul edildi.

Bu kanunla ülkedeki bütün eğitim kurumları Millî Eğitim Bakanlığına bağlandı.

Amaç eğitimde birlik sağlamaktı.

Harf İnkılabı

1928 yılında Latin esaslı yeni Türk alfabesi kabul edildi.

Yeni alfabenin halka öğretilmesi amacıyla Millet Mektepleri açıldı.

Türk Tarih Kurumu ve Türk Dil Kurumu

Türk tarihinin bilimsel yöntemlerle araştırılması amacıyla Türk Tarih Kurumu, Türk dilinin geliştirilmesi amacıyla ise Türk Dil Kurumu kuruldu.

Bu çalışmalar Atatürk’ün millî kültüre verdiği önemi göstermektedir.

20. Hukuk Alanındaki İnkılaplar

1926 yılında Türk Medeni Kanunu kabul edildi.

Bu kanunla;

  • Resmî nikâh zorunlu hâle geldi,
  • Tek eşlilik benimsendi,
  • Kadınlara boşanma hakkı tanındı,
  • Kadın ve erkek arasında hukuk alanında önemli ölçüde eşitlik sağlandı.

Böylece toplum hayatında çağdaşlaşma yönünde önemli bir adım atıldı.

21. Toplumsal Alandaki İnkılaplar

Toplum hayatını çağdaşlaştırmak amacıyla birçok düzenleme yapıldı.

Bunlardan bazıları;

  • Şapka Kanunu,
  • Tekke, zaviye ve türbelerin kapatılması,
  • Soyadı Kanunu,
  • Takvim, saat ve ölçülerde değişiklikler,
  • Hafta tatilinin pazar gününe alınmasıdır.

Bu düzenlemelerin temel amacı Türkiye’nin çağdaş dünya ile uyumunu artırmaktı.

22. Ekonomi Alanındaki Gelişmeler

Yeni Türk devletinin en önemli amaçlarından biri ekonomik bağımsızlığı sağlamaktı.

1923 yılında İzmir İktisat Kongresi toplandı.

Burada millî ekonominin geliştirilmesine yönelik kararlar alındı.

Atatürk;

“Siyasi ve askerî zaferler ne kadar büyük olursa olsun, ekonomik zaferlerle taçlandırılmazlarsa meydana gelen zaferler devamlı olamaz.”

anlayışıyla ekonomik bağımsızlığa önem vermiştir.

Tarım, sanayi, ulaşım ve bankacılık alanlarında çeşitli yatırımlar yapılmıştır.

23. Atatürk İlkeleri

Atatürk ilkeleri sınavlarda en çok yorum sorusu gelen konulardan biridir. Bu nedenle ilkelerin yalnız tanımını değil, hangi inkılaplarla ilişkili olduğunu da öğrenmeliyiz.

Cumhuriyetçilik

Egemenliğin millete ait olmasıdır.

Cumhuriyet’in ilanı ve TBMM’nin açılması bu ilkeyle doğrudan ilişkilidir.

Milliyetçilik

Milletin birlik ve beraberliğini, bağımsızlığını ve millî çıkarlarını esas alır.

Millî Mücadele ve Türk kültürüne yönelik çalışmalar milliyetçilik ilkesiyle ilişkilidir.

Halkçılık

Kanun önünde herkesin eşit olması ve herhangi bir sınıf veya zümreye ayrıcalık tanınmamasıdır.

Soyadı Kanunu ve kadın-erkek eşitliğini destekleyen düzenlemeler halkçılıkla ilişkilendirilebilir.

Devletçilik

Ekonomide özel girişimin yetersiz kaldığı alanlarda devletin yatırım yapmasını ifade eder.

Fabrikaların kurulması ve sanayi yatırımları devletçilik anlayışının örneklerindendir.

Laiklik

Din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması, devlet yönetiminin akıl ve bilime dayanmasıdır.

Halifeliğin kaldırılması, Tevhid-i Tedrisat Kanunu ve tekke-zaviyelerin kapatılması laiklikle ilişkilidir.

İnkılapçılık

Çağın ihtiyaçlarına göre yenilik yapmak ve yapılan yenilikleri korumaktır.

Harf İnkılabı, kıyafet düzenlemeleri ve ölçü birimlerinin değiştirilmesi bu ilkeye örnek gösterilebilir.

24. Atatürk Dönemi Dış Politika

Atatürk dönemi dış politikasının temel anlayışı:

“Yurtta sulh, cihanda sulh.”

sözünde özetlenmiştir.

Türkiye dış politikada bağımsızlığına, barışa ve millî çıkarlara önem vermiştir.

Musul Sorunu

Musul konusunda Türkiye ile İngiltere arasında anlaşmazlık yaşandı.

1926 Ankara Antlaşması ile Musul Irak’a bırakıldı.

Balkan Antantı

Türkiye, Yunanistan, Yugoslavya ve Romanya arasında imzalandı.

Amaç Balkanlarda barış ve güvenliği korumaktı.

Sadabat Paktı

Türkiye, İran, Irak ve Afganistan arasında imzalandı.

Bölgesel barış ve güvenliği sağlamayı amaçladı.

Montrö Boğazlar Sözleşmesi

1936 yılında imzalanan Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile Türkiye’nin boğazlar üzerindeki egemenliği büyük ölçüde sağlandı.

Hatay’ın Türkiye’ye Katılması

Hatay, Atatürk’ün önem verdiği millî meselelerden biriydi.

Atatürk’ün vefatından sonra, 1939 yılında Hatay Türkiye’ye katıldı.

25. Atatürk’ün Ölümü ve Sonrası

Mustafa Kemal Atatürk 10 Kasım 1938’de saat 09.05’te Dolmabahçe Sarayı’nda hayatını kaybetti.

Atatürk yalnızca Türkiye’de değil, dünyanın birçok ülkesinde saygıyla anılmıştır.

Atatürk’ün düşünce sisteminin temelinde;

  • Akıl,
  • Bilim,
  • Millî egemenlik,
  • Bağımsızlık,
  • Çağdaşlaşma,
  • Barış

yer almaktadır.

Yazılıda Soruları Çözerken Nelere Dikkat Edelim?

Sevgili öğrenciler, özellikle paragraf ve yorum sorularında yalnızca bildiğiniz bilgiyi değil, verilen metindeki ipuçlarını da kullanmalısınız.

Bir soruda “milletin yönetimde söz sahibi olması” vurgulanıyorsa Cumhuriyetçilik veya millî egemenlik kavramını düşünmelisiniz.

Soruda “kadın-erkek eşitliği, ayrıcalıkların kaldırılması, herkesin kanun önünde eşit olması” anlatılıyorsa Halkçılık ilkesine yönelmelisiniz.

“Din ve devlet işlerinin ayrılması, akıl ve bilimin esas alınması” vurgulanıyorsa Laiklik;

“Fabrika kurulması, devletin ekonomik yatırım yapması” anlatılıyorsa Devletçilik;

“Yenilik ve çağdaşlaşma” vurgulanıyorsa İnkılapçılık;

“Millî birlik, bağımsızlık ve ortak kültür” anlatılıyorsa Milliyetçilik ilkesi aklınıza gelmelidir.

Öğretmenden Son Hatırlatma

Bu dersin en önemli noktası olayları birbirinden bağımsız ezberlememektir.

Örneğin şu zinciri kurabiliyor olmalısınız:

Mondros Ateşkes Antlaşması → İşgaller → Millî cemiyetler ve Kuvâ-yı Milliye → Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkışı → Genelgeler ve kongreler → TBMM’nin açılması → Düzenli ordu → Millî Mücadele zaferleri → Mudanya → Lozan → Cumhuriyet’in ilanı

Bu bağlantıyı kurduğunuzda birçok soruyu ezber yapmadan çözebilirsiniz.

Aynı şekilde inkılapları da yalnızca tarihleriyle değil, hangi problemi çözmek amacıyla yapıldıkları ve hangi Atatürk ilkesiyle ilişkili olduklarıyla birlikte öğrenmelisiniz.

Çalışırken kronoloji tabloları hazırlamanızı, önemli antlaşmaları karşılaştırmanızı ve Atatürk ilkeleriyle inkılapları eşleştirmenizi öneriyorum. Böyle çalıştığınızda hem yazılı sınavlarında hem de LGS tarzı yorum sorularında çok daha başarılı olabilirsiniz.

Sosyal Medyada Paylaş Bağlantıyı paylaşın, konu görseli ve özeti otomatik önizlensin.

Bir yanıt yazın

WADestek